Düşünen İnsanlar İçin

Bir an evvel okumaya karar verdim.

2 kasım 1967'de Risale-i Nurları tanıdım. Edebiyat Fakülütesinde okuyordum. Selâhattin isminde bir arkadaş, elimde dinî bir gazete görünce yaklaştı ve gayet sessiz bir ifadeyle, "Sen Risale-i Nur okudun mu?" dedi. Ben de "İsmini duydum, ama okumadım" dedim. O zaman:

"Risale-i Nur bütün iman hakikatlerini ispat ediyor." dedi. Ben de o zaman:

"Madem siz ispatla meşgulsünüz, benim defterime yazdığım birkaç cümle var, size okuyayım." dedim.

Okuduğum dinî dergi ve gazetelerden ilgimi çeken cümle­leri defterime yazmıştım. Kur'an'ın küçük çocuklar tarafından dahi kolayca ezberlenmesi, hafızalara yerleşmesi ve tekrarının usandırmaması hususunda yazdığım cümleleri okudum. Meğer bunlar da Risale-i Nur'danmış...

Kendisiyle derse gitmek üzere anlaştık ve bir gün Sü­ley­ma­niye dershanesine gittik. Mustafa ve Eyüp Ekmekçi’ler, Se­lâ­hattin ve bir de ben vardım. Hz. Eyyûb’un (a.s.) kıssa­sın­dan birinci nükteyi okudular. Ders bittikten sonra:

“Acaba bilmediğimiz kelimeler parantez içinde yazılmış ol­saydı daha iyi olmaz mıydı?” dedim.

Eyüp Ağabey:

“Bediüzzaman Hazretleri bir manaya kaç kelime gelir, bu manada bir lügat yazmak istemişti. Fakat bunu eserinde gerçekleştirdiğinden, anlamadığınız bir kelime ya o cümlenin içerisinde veya paragrafın içerisinde veya konu içerisinde geçmektedir. Eğer geçmiyorsa, konunun mantıkî üslûbundan o kelimenin manasını çıkarmak mümkündür.” dedi. Aslında bu da Zübeyir Ağabeyden bir nakildi… Ben o zaman, “Oh,” dedim, “lügat derdi de yokmuş…”

Dershaneden çıktığımızda Selâhattin:

“Nasıl buldun?” dedi.

“Dinî konuda nasıl sorulmaz, elbette güzeldir, güzel bul­dum…” dedim.

Şimşek çaktı

İkinci gün tekrar gittik. Bu gidişimde şimşek çaktı. Nuret­tin Tokdemir, yine bizim gibi iki-üç tane yeni arkadaş vardı. “Dünyanın öküz ve balık üzerinde oluşu”yla ilgili bah­si okudu, açıkladı. Çok etkisinde kaldım. Dışarı çıktım. Kirazlı­mes­cit Camii’ne varmadan yolda şunları düşündüm:

Akıl ve mantık dışı sanılan bir cümleyi, aklen ve mantıken açıklayan, fennen izah ve ispat eden ve dolayısıyla bu sözün mucize olduğunu beyan eden bu düzeydeki bir ilim sahibinin ilmi, biz Müslümanların bu zamanda ne ihtiyacı varsa hepsini cevaplamıştır. Eğer yazılmayan varsa, yazılanlardan kıyaslayarak çıkarmak mümkündür. Öyleyse ben hiçbir şey anlamasam da hangi konuları ispat etmiştir diye bir defa okuyayım. “İleride nefsimden, şeytanımdan ve hariçten bir soru geldiği zaman ‘Risale-i Nur’da ispat edilmiştir.’ diyerek imanımı korurum.” diye bir an evvel okumaya karar verdim.

Zübeyir Ağabeyi ilk defa Eyüp Ağabeyle birlikte Süley­ma­niye’nin dışında gördüm.

“Kardeşim, nerede oturuyorsun?” dedi.

“Fındıkzade.” deyince,

“İnşaallah Cenab-ı Hak orda bir dershane-i Nuriye ihsan eder.” dedi.

Sonra ilk ziyaretim Süleymaniye’deki odasında oldu. Ka­pıda gördüğümde:

“Kardeşim,” dedi, “ben böyle gördüğün gibi perişan bir insanım. Ben evliya mevliya değilim. Bu tarzda geleceksen gel.” dedi. Ben de içimden “Oh, tam aradığım kafada bir adam!” dedim. Ondan sonra ne zaman istersem kapısını vur­dum girdim. Hatta Nurettin Tokdemir gibi çok kardeşler, ra­hat girip çıktığım için, “Duyduklarını yaz.” diyorlardı.

İlk anlattıklarını bir nur olarak gördüm. Sorularımı içim­den geçirirdim, cevabını verirdi. Ama bunu ben Zübeyir Ağabeyde ilim olarak gördüm. O ilimden istifade etmeye çalış­tım. Gördüğüm harikalar varsa, onların Üstadın ruha­ni­ye­tinden geldiğini, arkalarında Üstadın olduğunu düşündüm.

Ondan sonra Risale-i Nur derslerine devam etmeye başladım. Üstadın “Bir sene bu eserleri anlayarak okuyan…” cüm­lesini baz aldım. Bir yılda Risale-i Nurları üç kez okudum.

Yetmiş hikmet

Zübeyir Ağabey, Üstaddan gelen bir cümleyi veya parag­rafı pek çok hikmet çıkarmak için tekrar tekrar okurdu ve derdi ki:

“Biliyorsunuz kardeşim, evliyaullah 70 hikmetten serd-i kelâm eyler. Onun için lâhika mektuplarını da iki defa oku­yun.”

1968’in sonlarında Haseki’deki dershanede kalmaya başladım. 1969’un başından itibaren Zübeyir Ağabey de geldi. Eyüp Ağabey, Rüştü Ağabey ve Ömer kardeş de oradaydı. Ahmet Tanyel askerden gelmişti. Biz orada ekip olarak kal­ma­ya başladık. Tahiri Ağabey de gelip gidiyordu. Tashih hiz­meti başlamıştı.

Bir dersten sonra rüyamda Efendimizi (a.s.m.) gördüm. İlmi nur olarak üç tarzda izah etti. Daha sonra Zübeyir Ağabeyden şunu duydum:

“Üstadımız Risale-i Nur’u üç temel esas üzerine bina etmiştir:

1. İmanî bahisler.

2. Müdafaalar.

3. Lâhikalar.

“İmanî bahisleri okuyanlar, ehl-i takva ve ehl-i salâhat olur. Müdafaaları okuyanlar, davasının müdafaasıyla mü­ceh­hez olur. Lâhikaları okuyanlar, hadiseler karşısında na­sıl hatt-ı harekette bulunacaklarını lâhikalardan öğrenirler.” De­mişti.

Bir gece Zübeyir Ağabey, Sadık Bahtiyar’la tashih yapıyorlardı. Ben de uykuya dalmıştım. Zübeyir Ağabeyden duy­duğum bir cümleyle uyandım:

“Kardeşim, biz münekkit ve musahhih değiliz, biz hizmet­kârız.”

Tashih ederken tenkit halet-i ruhiyesiyle, “Bunlar yanlış yazmışlar, biz de düzeltiyoruz,” değil, “hizmetkârız…”

Zü­be­yir Ağabeyden ilk yazdığım cümle bu oldu.

“Dinlerlerse anlat”

Derslerden sonra bazen birine ayakta şevkle iki saat anlattığım olurdu. O da dinlerdi. Fakat bu durumun uygun olup olmadığını Zübeyir Ağabeye sordum. Şöyle dedi:

“Kardeşim, anlattığında dinliyorlarsa anlat, okuduğunda dinliyorsa oku, devam et.”

Bundan sonra Tevruz Apartmanına taşındık. Çünkü Ta­hiri Ağabey geldiğinde yerimiz müsait olmadığından rahat kalamıyordu. Böylece 2,5 sene Zübeyir Ağabeyle olan be­raberliğimiz başlamış oldu.

O sırada Kayseri’de MTTB’nin seçimi vardı. Biz de gittik. Aslında saf bir kardeşimiz vardı. Onun zihni karışmasın di­ye gitmiş, Sadık Bahtiyar’la parkta ona hakikatleri anlatmış­tık. Seçime katılamadan döndük. Dönüşte Zübeyir Ağa­b­eyin bana söylediği cümle şuydu:

“Kardeşim Ahmet Emin. Pedagojide vardır ki, günlük, ge­lip geçici içtimaî ve siyasî hadiselerle fikren meşgul olmak ve karışmak, bir dava adamının davasındaki inkişafına engeldir, kabiliyetlerini dumura uğratır.”

O zamana kadar benim siyasî ve sosyal meselelere karşı ilgim vardı. Bu cümleden sonra bütün benliğimle Risale-i Nur’a yöneldim.

Zübeyir Ağabeyle bulunduğum iki buçuk sene zarfında emir sigasıyla bir hitabını duymadım.

Bağdaş kurdu

Haseki’deki dönemde annemden, makarna yapmasını öğ­renmiştim. İlk defa bir makarna yaptım. Zübeyir Ağabey bi­zimle yemeğe oturmazdı. O sırada sofranın yanından geçi­yordu. “Ağabey,” dedim, “yemek yaptık, gel otur da ye.”

“Peki kardeşim.” dedi ve bağdaş kurup oturdu. Sonra:

“Resulullah Efendimiz (a.s.m.) ömründe bir defa bağdaş kur­muş. Sahih-i Buharî’de var. Mescidin arka tarafında… Ben de o sünnete ittiba etmek için ömrümde bir defa bağdaş kurayım…” dedi.

Devamlı diz üstü, Şafiî mezhebindeki oturuş tarzında otururdu. Çok mütevazi idi. Yemekten yedi. Ondan sonra Mustafa Ekmekçi, “Biz sekiz sene buradayız, bir yemeğe işti­rak ettiğini görmedik. Sadece bir iftara iştirak etmişti.” dedi.

Her şeyi Üstada bağlardı

Benim Zübeyir Ağabeyde gördüğüm bir husus da şuydu:

Dershanede kalan masum Nur talebelerinin nazarlarının siyasî ve geniş dairedeki olaylara çekilmesi karşısında azap çekerdi.

Biz dersten dönüp geldiğimizde kapıda görünürdü. Bir vesile bulup bize Üstad ve Risale-i Nur’dan anlatırdı. Ağzından başka şey çıkmazdı.

Bir defasında bütün ağabeyler gelmişti. Bayram Ağabey, Sun­gur Ağabey, Hüsnü Ağabey… Herhâl­de bir istişare yapılacaktı. Ağabeyler bizim kaldığımız odada du­ruyorlardı. Konuşmalar olmuyordu. Zübeyir Ağabey, odasından geldi:

“Kardeşim, Üstadımız Emirdağ’da iken bu mevzuları ayrı bir odada konuşurdu.” dedi. Bunun üzerine bütün ağabey­ler kalktı, öbür odaya geçtiler. Her sözü, her hareketi ya Üstada ya da Risale-i Nur’a bağlardı.

Mütebessimdi

Zübeyir Ağabey, daima şevk-i mutlak içindeydi. Onu gördüğümüzde mütebessim çehresinden hep şevk alırdık. “Her ne kadar ruhumda bora, fırtına, tipi esse de kardeşim, benim şevkimi kırmaz.” derdi.

Bir odada Tahiri Ağabey, bir odada Zübeyir Ağabey var­ken biz bir arkadaş ortamında gibiydik. Yani “Ağabey ge­liyor, aman dikkat edelim, kendimize çekidüzen verelim!” gibi bir sıkıntımız hiç olmadı. Gayet rahat, arkadaş gibi bir hayat geçirdik. Bakıyorum bazı yerlerde arkadaşlar, “Ağabeyin yanında rahat hareket edemiyoruz!” diye bir sıkıntı ve kabz hâli içinde oluyorlar. Bunlar istidadı köreltir, dumura uğratır. Biz bunu gördük.

Tahiri Ağabey, onun huzurunda çoğu kez ayakta ellerini öne bağlayarak, hürmetkâr bir şekilde dururdu.

Bazen Zübeyir Ağabey, Süleymaniye’de Anadolu’dan ge­­­len kardeşlerle görüşmek üzere aramızdan ayrılmak ister­d­i. Tahiri Ağabey “Bugün de kal.” derdi. O, “Ağabey git­­mem lâzım.” derdi. Gittikten sonra arkasından, “Kardeşim, o bir kumandan, biz ona müdahale edemeyiz.” derdi.

Cendereden geçerdik

Bana, “Ahmet Emin, her zaman gelebilir, mizaca ait, insan­ların birbirleriyle görüşmelerine ait en ince teferruata ka­dar her şeyi sorabilirsin.” demişti. Yine “Bana her şeyi so­rabilirsiniz. Üstaddan izin varsa cevap veririm, Üstaddan izin yoksa cevap vermem.” demişti. Biz de bunlara dayanarak kendisine hep sorardık.

Bir gün şöyle demişti:

“Üstad, ‘İhlâsınızdan ve sadakatinizden şüphe etmem, fakat aldanabilirsiniz.’ derdi. Pedagojide vardır. Ana okulu­na giden çocuk, bahçeye adımını atar atmaz paspas olur. Paspası atlar geçer. Binanın önünde ikinci paspas vardır. Bi­rincisi hayaline takılıdır, ikincisine ayaklarını siler geçer… Üs­tadımız, ihlâs ve sadakatimizi kıracak bir şey daha hayali­mize gelmeden şiddetle bizi ikaz eder, ders verirdi. Eğer nef­simizde müdafaa hissi uyanırsa, ‘Avukat gibi nefsinizi mü­dafaa ediyorsunuz.’ derdi. Bizi 15 günde bir cendereye alırdı. O cenderenin sonunda herkes ayrı bir köşeye çekilir, göz­yaşı dökerdi. Tahiri Ağabey şefaatçi olurdu. Onun yüzü suyu hürmetine affedilirdik.”

“Üstad nakletmişse tamam…”

Vefatından tahminen 40 gün önceydi… Risale-i Nur’dan özetle 15-20 madde söyledi. Onların çoğunu Fethullah Hoca tatbik etti. Hatırladığımın özü şuydu:

“Kimse kimseden hizmet için ruhsat almayacak. Dersha­ne açmanın, hizmet etmenin engeli olmaz. Her Nur talebesi, Risale-i Nur’u kendi malı gibi bilip hizmet eder. Kabiliyeti­ne göre hayat-ı içtimaiyede, siyasîyede, her alanda Risale-i Nur’u yayar. Sorulacak bir şey yok. Üstaddan nakletmişse tamam…”

İleride karşılaşacağımız hadiselere karşı nasıl hareket edeceğimizi sormuştum. “Bu konuda Üstaddan bir nakil vars­a onu sorup yapar, değilse Risale-i Nur’da yazılışıyla, onun­la amel edersiniz. Zübeyir de dese, ben Üstadın ve Risale-i Nur’un dediğini yaparım, der, istikbalde böyle hadiselere karşı dayanırsınız.” demişti.

O bizi hür yapmıştı…

Üstadın sırrına vâkıftı

Yine Tahiri Ağabey bir gün şöyle demişti:

“Biz Üstadın yanında yatsıdan sonra diğer kardeşlerle birlikte ya bir defa ya iki defa kalmışızdır, o kadar… Ama Zübeyir, yatsıdan sonra devamlı yanındaydı. Onun sırrına o vâkıftı. Onun için bize sormayın, ona sorun…”

Zübeyir Ağabeyin dayanak noktası, Üstad ve Risale-i Nur’­du.

Lâhikaları okuduğumda şöyle bir soru sormuştum:

“Nur talebelerinin ortak özelliği, okumak ve neşir midir?” Şu cevabı vermişti:

“Evet kardeşim, okumak ve neşirdir. Fakat tab başka, ne­şir başkadır. Neşir yaymaktır, tab ise basılıp çoğaltılması­dır.”

Bunun üzerine bende şu mana uyanmıştı:

Bir Nur talebesi Risale-i Nur’u okuyor, ama intişarına çalışmıyor veya intişarına çalışıyor, ama okumuyor. Her iki­si de olmaz. Hem okuyacak, hem intişarı için gayret edecek. Dershane açacak, dersler yapacak, gençlerin gelmesini sağlayacak. Maddî manevî destekte bulunacak. Hepsi bunun içine giriyor. Böylece herkes hubb-u riyaseti terk eder, şahs-ı manevî hesabına çalışır, ondan hisseder olur.

Yine bir gün şöyle demişti:

“Risale-i Nur’un tab ve basım safhaları vardır. Evvelâ hatt-ı Kur’an’la, elle yazılarak çoğaltıldı. Daha sonra, hatt-ı Kur’an’la yazılanlar, teksirle çoğaltılmaya başlandı. Ondan son­ra yeni yazı daktilo makinesiyle yazılmaya başlandı. Da­ha sonra daktilo makinesiyle yazılanlar, teksir edilmeye başlandı. Ondan sonra matbaada dizgi yoluyla basıldı.”

Şimdi çok daha ileri teknolojiyle ofset baskıyla tab hizmeti devam ediyor.

“Hizmet daire dairedir”

Bir gün hizmetin farklı grup ve dairelere ayrılmasına işaret ederek şöyle demişti:

“Kardeşim, şimdi dairemiz, daire daire hâline geldi. Her da­i­reyle uhuvvetkârane ve muhabbettarane hareket etmek, kim­seyi kendi dairesine çekmeye çalışmamak, rekabet­kâ­ra­ne hareket etmemek, hatta seni düşürmeye çalışsalar da mu­ka­bele etmemek gerektir.”

Ziyaretine gelen Nur talebesi hocalara özellikle iki şey tav­siye ederdi: Biri, Üstadın Mehdîliğini hadislerle izah eden bir eser yazmak. Diğeri de sahabelerin fedakârlıklarına dair eser yazmak…

Bir ara gazetenin fazla öne çıkarılması üzerine, hizmetin esa­sındaki dengenin bozulma istidadı göstermesine karşı şöyle demişti:

“Onlar Mustafa Polat ile Salih Özcan’ın hizmetini devam ettiriyorlar, biz ise Bediüzzaman’ın hizmetini devam ettiriyoruz… Üstad,” demişti, “iman hakikatlerini izah et­mez­di. Çün­kü izah, şahsa bağlar. Cemaati kitaba bağlamaz. Halbuki amacımız Kur’an-ı Azimüşşanın bu asırda bir mucize-i ma­neviyesi olan Nur Risaleleriyle kendimizin imanını kurtarıp başkalarının imanına kuvvet vermek, İslâmın güzelliğini hâlimizle göstermektir.”

Tevazu muvaffak eder

Bayrampaşa’da Fırıncı Ağabeyin ağabeyinin evindeki ders­te idik. Yaşlı bir zât, kendi bildiklerini anlatarak bir nevi dersi kaynatmıştı. Biz de tecrübesiz olduğumuzdan ne söyleyeceğimizi bilemedik. Döndüğümde Zübeyir Ağabeye sordum:

“Ağabey, derste yaşlı bir zât gelirse ve karışırsa ona karşı ne yapmak lâzım?”

“Kardeşim, böyle bir şey olduğu zaman, ‘Allah razı olsun. Anlattıklarınızdan istifade ettik. Siz benim babam yerin­desiniz, ben sizin evlâdınız makamındayım. Nasıl ki cami­de vaaz veren hocanın vaazını cemaat dinler, biz de bura­da Bediüzzaman’ın vaazını dinliyoruz.’ derseniz, memnun olur. Çünkü bu hizmette tevazu ve mahviyet ile mu­vaf­fak olunur.” dedi.

İkinci gittiğimde aynı olay cereyan etti. Aynen bu sözleri söyledim. Adam, “Sağol evlât. Biz yeni geldik, bil­mi­yor­duk.” dedi.
Onun söylediklerini aynen uygulayınca kapalı kapılar açılırdı.

Bilmediğiniz kelimelerin üzerine
2 (iki) kere tıklayarak anlamlarını öğrenebilirsiniz...

 

Değişen Hayatlar

  • "Aşk Böyle Yaşanır" adlı kitaplarını aldım..

    Ailemin tek çocuğuyum. Bu yüzden şımarık, istediğini o an yapmak isteyen bir yapım vardı. Her şey benim istediğim doğrultuda gitmeliydi yoksa hayattan zevk alamıyordum. Çok şükür ki annem ahlaki kuralları iyi öğrettiği için vicdanını dinleyen biriydim. Liseye yeni başladığım yıllarda arkadaş ortamım beni çok günahlara sürükledi.. Tabi kendi nefsimi de temiz çıkaramam.. Dinimize, ailemize ters davr…
    Ailemin tek çocuğuyum. Bu yüzden şımarık, istediğini o an yapmak isteyen bir yapım vardı. Her şey benim istediğim doğrultuda gitmeliydi yoksa hayattan zevk alamıyordum. Çok şükür ki annem ahlaki kuralları iyi öğrettiği için vicdanını dinleyen biriydim. Liseye yeni başladığım yıllarda arkadaş ortamım beni çok günahlara sürükledi.. Tabi kendi nefsimi de temiz çıkaramam.. Dinimize, ailemize ters davr…
    Devamı
  • Hastalar Risalesi

    Risale-i Nur babam 15 yaşındayken girmiş hayatımıza. Türkiye&rsquo’llanda&rsquo’nan bir yolun sonunda ağabeyler ile tanışma fırsatı. Arkadaşları ile yurtta kalırken Kuran-ı Kerim yanı sıra Risale-i Nur ile tanışması, o günden bugüne babamdan bana kalan raflar dolusu Risale-i Nur külliyatı. Kırmızı kırmızı ne güzel dururdu raflarda, ta ki benim ablalar ile tanışmama kadar. 9 yasındaydım Kuran-i Ker…
    Risale-i Nur babam 15 yaşındayken girmiş hayatımıza. Türkiye&rsquo’llanda&rsquo’nan bir yolun sonunda ağabeyler ile tanışma fırsatı. Arkadaşları ile yurtta kalırken Kuran-ı Kerim yanı sıra Risale-i Nur ile tanışması, o günden bugüne babamdan bana kalan raflar dolusu Risale-i Nur külliyatı. Kırmızı kırmızı ne güzel dururdu raflarda, ta ki benim ablalar ile tanışmama kadar. 9 yasındaydım Kuran-i Ker…
    Devamı
  • Kız arkadaşımdan ayrıldım ve toparlayamıyorum

    Lisede sınıfımdaki yakın arkadaşlarım sınıfta kaldılar , ben geçtim . Devamlı aralarda sınıf tekrarı yapan eski arkadaşlarım yanıma geliyordu, muhabbet ediyorduk. Bi zaman sonra arkadaşların yanında 1.90 cm boyunda, Kilolu, Kekeme ve geveze bir çocuk gelmeye başladı, bizim okula yeni gelmiş arkadaşlarımın sınıfında, onlarda benle tanıştırmak için yanıma getirmişler. Bu kekeme ve geveze arkadaşla k…
    Lisede sınıfımdaki yakın arkadaşlarım sınıfta kaldılar , ben geçtim . Devamlı aralarda sınıf tekrarı yapan eski arkadaşlarım yanıma geliyordu, muhabbet ediyorduk. Bi zaman sonra arkadaşların yanında 1.90 cm boyunda, Kilolu, Kekeme ve geveze bir çocuk gelmeye başladı, bizim okula yeni gelmiş arkadaşlarımın sınıfında, onlarda benle tanıştırmak için yanıma getirmişler. Bu kekeme ve geveze arkadaşla k…
    Devamı
  • Harbiden cevaplara sorular aramaya başlamıştık

    Elhamdülillah Ehl-i Dalalet oldum O zaman 11 veya 12 yaşındaydım.Devamlı afacanlık peşinde koşuyorduk.Dershanenin bizim için ayrı bi yeri vardı.Orası bizim İçin halı saha turnuvalarının yapıldığı, hayatımızda en güzel dondurmaların yendiği, okuma kamplarının yapıldığı, sadece zevk uğruna oraya gittiğimiz yerden ibaretti.Elimize zorla verilen Asayı Musalar...Ben o meyve risalesini belki 10 defa oku…
    Elhamdülillah Ehl-i Dalalet oldum O zaman 11 veya 12 yaşındaydım.Devamlı afacanlık peşinde koşuyorduk.Dershanenin bizim için ayrı bi yeri vardı.Orası bizim İçin halı saha turnuvalarının yapıldığı, hayatımızda en güzel dondurmaların yendiği, okuma kamplarının yapıldığı, sadece zevk uğruna oraya gittiğimiz yerden ibaretti.Elimize zorla verilen Asayı Musalar...Ben o meyve risalesini belki 10 defa oku…
    Devamı
  • Neden namaz kılıyoruz bilmiyordum

    Ben Risale-i nurları tanımadan önce rüyamda peygamber efendimiz (a.s.m)&rsq’ördüm ve sonra Risale-i Nur sohbetine okul arkadaşlarımdan bir kardeşim götürdü .Hayatım o günden sonra 360 derece değişti Elhamdülillah namazlarımızı önceden de kılıyorduk fakat pek şuurlu değildi .Yani neden namaz kılıyoruz bilmiyordum.Risale-i Nur okumaya başlayınca namaz manası nedir öğrenmiş olduk. Beni sohbete ilk gö…
    Ben Risale-i nurları tanımadan önce rüyamda peygamber efendimiz (a.s.m)&rsq’ördüm ve sonra Risale-i Nur sohbetine okul arkadaşlarımdan bir kardeşim götürdü .Hayatım o günden sonra 360 derece değişti Elhamdülillah namazlarımızı önceden de kılıyorduk fakat pek şuurlu değildi .Yani neden namaz kılıyoruz bilmiyordum.Risale-i Nur okumaya başlayınca namaz manası nedir öğrenmiş olduk. Beni sohbete ilk gö…
    Devamı
  • İnsanların kusurlarını yüzlerine vururdum

    Merhaba sevgili kardeşlerim.Allahın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.Ben 27 yaşındayım ve iki yıllık bir evliliğim var.Benim risale-i nurla tanışmam 18 yaşıma dayanıyor.Eğitim hayatında başarılı bir öğrenciydim.İdeallerim vardı.İyi bir üniversiteyi kazanmak, okulum bitince iyi bir meslek sahibi olmak istiyordum.Fakat ailemin maddi durumu pek iyi değildi.Saatlerce ders çalışıyordum.Çalışkan bir …
    Merhaba sevgili kardeşlerim.Allahın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.Ben 27 yaşındayım ve iki yıllık bir evliliğim var.Benim risale-i nurla tanışmam 18 yaşıma dayanıyor.Eğitim hayatında başarılı bir öğrenciydim.İdeallerim vardı.İyi bir üniversiteyi kazanmak, okulum bitince iyi bir meslek sahibi olmak istiyordum.Fakat ailemin maddi durumu pek iyi değildi.Saatlerce ders çalışıyordum.Çalışkan bir …
    Devamı
  • Ölüm korkutmuyor aksine heyecan veriyor

    Ben Risale-i nurları internet ortamında dolaşırken bir sohbet vesilesi ile tanıdım aslında. Yani önceden bildiğim ama kitaplıkta sadece dizilmiş olarak duran eserleri tesadüf eseri sohbet şeklinde dinlemeye başladığım, şuan dersleri artık yakından takip ediyorum. 22 senelik hayatımı bomboş geçirmiş olmanın hüznünü yaşıyorum. Ne kadar boş işlerle uğraşmışım, giyim kuşam, orda bu var şu var demekle …
    Ben Risale-i nurları internet ortamında dolaşırken bir sohbet vesilesi ile tanıdım aslında. Yani önceden bildiğim ama kitaplıkta sadece dizilmiş olarak duran eserleri tesadüf eseri sohbet şeklinde dinlemeye başladığım, şuan dersleri artık yakından takip ediyorum. 22 senelik hayatımı bomboş geçirmiş olmanın hüznünü yaşıyorum. Ne kadar boş işlerle uğraşmışım, giyim kuşam, orda bu var şu var demekle …
    Devamı
  • Hiçbiri arayıp sormuyordu beni

    Risale-i Nur reçetem. Dünya düşkünlüğümü eleştirdiğim ve kaybettiklerim hakkında ne kadar da hassas olduğumu öğrendiğim sıralarda hastalar Risalesi ön ayak oldu tanışmama. Tek tek değindiği noktalar,ince ince açıp da devasını sunduğu satırlar sardı sarmaladı beni. Daha sonra gençlik rehberi,Sözler derken.. Üstad'a ve bu eserlere hayranlığım çoğalmıştı. Günahlarımın beni bataklığa çektiği o zamanla…
    Risale-i Nur reçetem. Dünya düşkünlüğümü eleştirdiğim ve kaybettiklerim hakkında ne kadar da hassas olduğumu öğrendiğim sıralarda hastalar Risalesi ön ayak oldu tanışmama. Tek tek değindiği noktalar,ince ince açıp da devasını sunduğu satırlar sardı sarmaladı beni. Daha sonra gençlik rehberi,Sözler derken.. Üstad'a ve bu eserlere hayranlığım çoğalmıştı. Günahlarımın beni bataklığa çektiği o zamanla…
    Devamı
  • Rüyamda büyük bir camiye giriyorum.

    Esselamün aleyküm, 1993 yılı ortaokul son sınıftayım, lise giriş sınavlarına hazırlanıyorum. Bir gece beni derinden etkileyen bir rüya gördüm. Hayatımda o güne kadar İstanbul'a gitmemiştim. Daha sonra İstanbul'a gittiğimde (2001 yılında) rüyamda gördüğüm mekanın Süleymaniye Camii olduğunu anladım (kanaat getirdim.) Rüyamda büyük bir camiye giriyorum. Caminin tam ortasında büyük kubbenin altında ka…
    Esselamün aleyküm, 1993 yılı ortaokul son sınıftayım, lise giriş sınavlarına hazırlanıyorum. Bir gece beni derinden etkileyen bir rüya gördüm. Hayatımda o güne kadar İstanbul'a gitmemiştim. Daha sonra İstanbul'a gittiğimde (2001 yılında) rüyamda gördüğüm mekanın Süleymaniye Camii olduğunu anladım (kanaat getirdim.) Rüyamda büyük bir camiye giriyorum. Caminin tam ortasında büyük kubbenin altında ka…
    Devamı
  • Ben dedim beni almazlar içlerine

    Benim risale ile tanışmam esası çocukluğuma dayanıyor...fakat bir fark var herkesinkinden ben okuduğum sözün bediüzzamana ait olduğunu büyünce öğrendim.. yaşım yedi falandı sanırım abimler lise yıllarında ağabeylerle takılıyorlarmış. Ben bilmiyordum, bir tane söz vardı etiketli abim onu dolabının üzerine yapıştırmıştı. Bende gidip gelip okuyorum çok hoşuma gidiyordu...ama altında isim yazmıyor kim…
    Benim risale ile tanışmam esası çocukluğuma dayanıyor...fakat bir fark var herkesinkinden ben okuduğum sözün bediüzzamana ait olduğunu büyünce öğrendim.. yaşım yedi falandı sanırım abimler lise yıllarında ağabeylerle takılıyorlarmış. Ben bilmiyordum, bir tane söz vardı etiketli abim onu dolabının üzerine yapıştırmıştı. Bende gidip gelip okuyorum çok hoşuma gidiyordu...ama altında isim yazmıyor kim…
    Devamı
  • Babam öldüğünde yirmiiki yaşındaydım.

    Bismillah yıl 2001 mart ayı sevgili babamı ebedi aleme uğurlamakla başladı bu fakirin nurlarla tanışması babam 49 yaşında kalp krizinden vefat etti bir kuş misali uçuverdi o ana kadar kainatın halıkının hakiki manada farkında değildik babam öldüğünde yirmiiki yaşındaydım. Babamın vefatı beni çok etkiledi haliyle onun öldükten sonraki halleri,neler yaşayacağı,bende bu sorular derinleşmeye başlayınc…
    Bismillah yıl 2001 mart ayı sevgili babamı ebedi aleme uğurlamakla başladı bu fakirin nurlarla tanışması babam 49 yaşında kalp krizinden vefat etti bir kuş misali uçuverdi o ana kadar kainatın halıkının hakiki manada farkında değildik babam öldüğünde yirmiiki yaşındaydım. Babamın vefatı beni çok etkiledi haliyle onun öldükten sonraki halleri,neler yaşayacağı,bende bu sorular derinleşmeye başlayınc…
    Devamı
  • Canım acayip sıkılıyordu

    96-97 yıllarıydı galiba, rusyada inşaat şirketinde çalışıyordum soğuktan dolayı (ceryanda kaldığım için) yüz felci geçirdim doktor bana dışarıya soğuk ortama çıkma çıkarsan kalıcı olur dedi ve tedaviye başladım. Tabi bu ara yatakhanede tek başıma kalıyordum arkadaşlar işe gidiyorlardı canım acayip sıkılıyordu sonra arkadaşların odasına bakayım dergi veya gazete gibi vakit geçirebileceğim bir şeyle…
    96-97 yıllarıydı galiba, rusyada inşaat şirketinde çalışıyordum soğuktan dolayı (ceryanda kaldığım için) yüz felci geçirdim doktor bana dışarıya soğuk ortama çıkma çıkarsan kalıcı olur dedi ve tedaviye başladım. Tabi bu ara yatakhanede tek başıma kalıyordum arkadaşlar işe gidiyorlardı canım acayip sıkılıyordu sonra arkadaşların odasına bakayım dergi veya gazete gibi vakit geçirebileceğim bir şeyle…
    Devamı
  • Ben de uzaktan ve eleştirerek baktım

    Ben öğrenci iken ablam tanıştı ve aşık oldu risalelere. Ben de uzaktan ve eleştirerek baktım önce...'Ben zaten Allah'a peygambere ahiret gününe inanıyordum bu inandığım şeyleri sürekli ispatlar tarzda olması ne içindi?' Ayrıca 'her taraf vaaz ve ilmihal kitabı doluyken neden nazmı muğlak bu eseri okumaya ve anlamaya çalışmalıydım? ' Ve yine ayrıca 'neden o kadar alim varken Said Nursi'nin eserini …
    Ben öğrenci iken ablam tanıştı ve aşık oldu risalelere. Ben de uzaktan ve eleştirerek baktım önce...'Ben zaten Allah'a peygambere ahiret gününe inanıyordum bu inandığım şeyleri sürekli ispatlar tarzda olması ne içindi?' Ayrıca 'her taraf vaaz ve ilmihal kitabı doluyken neden nazmı muğlak bu eseri okumaya ve anlamaya çalışmalıydım? ' Ve yine ayrıca 'neden o kadar alim varken Said Nursi'nin eserini …
    Devamı
  • Ben namaz kılmasam da Allahı seviyorum.

    Elhamdülillahi rabbil alemin esselatü vesselamü ala rasulina muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain Öncelikle bu hikayeyi yazıp paylaşmaktan gurur duyduğumu ve bu imkanı veren kardeşlerime teşekkürlerimi belirtmek isterim. İlk olarak askerde tanıştım Risale-i nur ile. Bizim sıhhiye çavuşu sabah altı gibi koğuşa geldi beni uyandırmaya.Çavuş dedim niye bu saatte uyandırıyorsun beni.Namaz vakti de…
    Elhamdülillahi rabbil alemin esselatü vesselamü ala rasulina muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain Öncelikle bu hikayeyi yazıp paylaşmaktan gurur duyduğumu ve bu imkanı veren kardeşlerime teşekkürlerimi belirtmek isterim. İlk olarak askerde tanıştım Risale-i nur ile. Bizim sıhhiye çavuşu sabah altı gibi koğuşa geldi beni uyandırmaya.Çavuş dedim niye bu saatte uyandırıyorsun beni.Namaz vakti de…
    Devamı
  • Hepsi baştan aşağıya tesettürlü

    Selamun Aleykum, ben Yurtdışında yaşayan bir Bayanım ve Rısale i Nurlarla 9 sene önce tanıştım. Her şey bir tevafuk sonucu oldu. Ozamanlar 'cahiliye' dönemimdi, inançlıydım ama inancımı yaşamıyordum. Şehrimizde Diyanetin yeni bir Camisi inşa edilmişti, o gün bir Türk Marketinde Alışveriş yaparken Market sahibinin Hanımı ile bunu konuşuyorduk ve ben "inşallah yeni yapılan Ca"ayanlara yönelikte…
    Selamun Aleykum, ben Yurtdışında yaşayan bir Bayanım ve Rısale i Nurlarla 9 sene önce tanıştım. Her şey bir tevafuk sonucu oldu. Ozamanlar 'cahiliye' dönemimdi, inançlıydım ama inancımı yaşamıyordum. Şehrimizde Diyanetin yeni bir Camisi inşa edilmişti, o gün bir Türk Marketinde Alışveriş yaparken Market sahibinin Hanımı ile bunu konuşuyorduk ve ben "inşallah yeni yapılan Ca"ayanlara yönelikte…
    Devamı
  • Aşk tohumlarından atıyorum

    Ben risale-i nurlar ile ilk lise 2'de tanışmıştım. Amcaoğlu beni paşa bahçede dershaneye götürmüştü ama ayda yılda bir gitmek nasip oluyordu. Daha sonra okuduğum Halit Ertuğrul'un Kendi Günahına Ağlayan Adam kitabı beni çok etkilemişti. Risalei Nurlara daha da merak salmaya başlamıştım. Asıl etkilenmem, son etkileyici nokta Uğur Akkafa abimin videolarını internetten izledikten sonra oldu.Allah'ın …
    Ben risale-i nurlar ile ilk lise 2'de tanışmıştım. Amcaoğlu beni paşa bahçede dershaneye götürmüştü ama ayda yılda bir gitmek nasip oluyordu. Daha sonra okuduğum Halit Ertuğrul'un Kendi Günahına Ağlayan Adam kitabı beni çok etkilemişti. Risalei Nurlara daha da merak salmaya başlamıştım. Asıl etkilenmem, son etkileyici nokta Uğur Akkafa abimin videolarını internetten izledikten sonra oldu.Allah'ın …
    Devamı
  • Validem ile göz göze gelince

    Nurlarla ilk tanışmam ilkokul dördüncü sınıfta olmuştu o zamanlar pek anlamıyordum çünkü sohbetlerin yapıldığı yerde oyun oynamak daha hoş geliyordu fakat farkında olmadan kalbime nurun ilk tohumu atılmıştı. Sonrasında ortaokulun son sınıftayken tekrar sohbetlere katılmaya başlamıştık bu dönem lise 2.sınıfa kadar devam etmişti.O sıralarda babamın vefatıyla bir anda kendimi ailemi geçindirmekle zor…
    Nurlarla ilk tanışmam ilkokul dördüncü sınıfta olmuştu o zamanlar pek anlamıyordum çünkü sohbetlerin yapıldığı yerde oyun oynamak daha hoş geliyordu fakat farkında olmadan kalbime nurun ilk tohumu atılmıştı. Sonrasında ortaokulun son sınıftayken tekrar sohbetlere katılmaya başlamıştık bu dönem lise 2.sınıfa kadar devam etmişti.O sıralarda babamın vefatıyla bir anda kendimi ailemi geçindirmekle zor…
    Devamı
  • Babamı mutlu etmek benim hoşuma giderdi

    Canım babam sayesinde tanıştım babam bizimle oyunlar oynar sonrada Risale-i nurları okurdu o zamanlar çocuktum biraz dinler sonra sıkılırdım. Babam bunu anlayınca hadi kızım birazda sen oku dinleyelim derdi benden büyüklere kitap okumak hoşuma giderdi ve böylece okuyup kendimizce yorumlar yapardık ailemizde sohbet ortamı vardı güzeldi babamı mutlu etmek benim hoşuma giderdi o mutlu olsun diye onun…
    Canım babam sayesinde tanıştım babam bizimle oyunlar oynar sonrada Risale-i nurları okurdu o zamanlar çocuktum biraz dinler sonra sıkılırdım. Babam bunu anlayınca hadi kızım birazda sen oku dinleyelim derdi benden büyüklere kitap okumak hoşuma giderdi ve böylece okuyup kendimizce yorumlar yapardık ailemizde sohbet ortamı vardı güzeldi babamı mutlu etmek benim hoşuma giderdi o mutlu olsun diye onun…
    Devamı
  • Kendimi tutmadım, ağladım, ağladım.

    Merhaba, İzmirli demokratik bir ailede, halim selim bir çocuk olarak yetişmiş, Allah inancına zıt bir düşünce yapısının sevgiyle verildiği ve buna ilericilik dendiği bir ortamda liseye başlamıştım. Din konusu aklımı çok kurcalıyordu. Bir sürü cevapsız sorularım vardı. Ve dinleri tek tek araştırdım.Çünkü hiç birini bana anlatılanların dışında tanımamıştım ve din küçümsenmesi gereken bir kurumdu hep…
    Merhaba, İzmirli demokratik bir ailede, halim selim bir çocuk olarak yetişmiş, Allah inancına zıt bir düşünce yapısının sevgiyle verildiği ve buna ilericilik dendiği bir ortamda liseye başlamıştım. Din konusu aklımı çok kurcalıyordu. Bir sürü cevapsız sorularım vardı. Ve dinleri tek tek araştırdım.Çünkü hiç birini bana anlatılanların dışında tanımamıştım ve din küçümsenmesi gereken bir kurumdu hep…
    Devamı
  • Çevreninde etkisiyle uzaklaştım

    Belediyede geçici işçi olarak çalışıyordum.Üniversiteyi belediyede çalışarak okumuştum yaşadığım şehirde okuduğum için yurtta kalmak veya evde kalmak gibi o duyguları hiç tatmadığım için merak ediyordum. Ankara'da okuyan kuzenim evde arkadaşları ile kalıyordu yaz mevsimiydi staj görüyordu bende işyerinden bir haftalık izin alıp Ankara'ya kuzenimin yanına gittim misafir olarak 4 gün yanında kalıp m…
    Belediyede geçici işçi olarak çalışıyordum.Üniversiteyi belediyede çalışarak okumuştum yaşadığım şehirde okuduğum için yurtta kalmak veya evde kalmak gibi o duyguları hiç tatmadığım için merak ediyordum. Ankara'da okuyan kuzenim evde arkadaşları ile kalıyordu yaz mevsimiydi staj görüyordu bende işyerinden bir haftalık izin alıp Ankara'ya kuzenimin yanına gittim misafir olarak 4 gün yanında kalıp m…
    Devamı
  • Said topraklar altında çürüyüp gitmişti

    Gençliğimin toy yılları ve İstanbula ilk geliş yıllarımdı... Hep yüreğimde Allah'ım! Bana senin sevdiğin arkadaşlık ortamlarında bulunmayı nasip et,öyle bi arkadaşlık grubu içinde olayım ki hep seni anan ve sadece senin rızan için bir araya gelen bir topluluk olsun diye dua ederdim. Tabi ben o yaşıma kadar cemaat nedir? nasıldır öyle bir kavramdan dahi habersiz yaşayan bir gençtim.Lise yeni bitmiş…
    Gençliğimin toy yılları ve İstanbula ilk geliş yıllarımdı... Hep yüreğimde Allah'ım! Bana senin sevdiğin arkadaşlık ortamlarında bulunmayı nasip et,öyle bi arkadaşlık grubu içinde olayım ki hep seni anan ve sadece senin rızan için bir araya gelen bir topluluk olsun diye dua ederdim. Tabi ben o yaşıma kadar cemaat nedir? nasıldır öyle bir kavramdan dahi habersiz yaşayan bir gençtim.Lise yeni bitmiş…
    Devamı
  • Kitabın kapağını açsam burnumdan kanlar boşalıyordu

    Selamün Aleyküm Benim Risale-i Nur ile tanışmam Halit Ertuğrul&rsqu’zceli Mehmet kitabından sonra oldu.Ben insanların duayla iyileşeceğine inanmazdım.Çok hasta oldum günlerce gözümü açamadım ne ilaç ne doktor hiçbir şey fayda etmiyordu artık annem babam başımda ölecek diye beklerken HAFIZ bir teyzemin okuduğu dua ile gözümü açabildim ve ondan sonra yer gök dua üzerinedir buna inandım. Ateşim düşüp…
    Selamün Aleyküm Benim Risale-i Nur ile tanışmam Halit Ertuğrul&rsqu’zceli Mehmet kitabından sonra oldu.Ben insanların duayla iyileşeceğine inanmazdım.Çok hasta oldum günlerce gözümü açamadım ne ilaç ne doktor hiçbir şey fayda etmiyordu artık annem babam başımda ölecek diye beklerken HAFIZ bir teyzemin okuduğu dua ile gözümü açabildim ve ondan sonra yer gök dua üzerinedir buna inandım. Ateşim düşüp…
    Devamı
  • Bende hala bir değişiklik yok

    Selamün aleyküm kardeşlerim benim mesleğim ilaç mümessili(eski mesleğim) uzun yıllar bu mesleği yaptım,yani farklı yaşıyordum daha sonra bir arayışa girdim farkında olmadan araştırmaya ve tefekkür etmeye başladım yaklaşık 2 sene sürdü ve daha sonra umreye gitme kararı verdim ama hala tesettürlü değildim ve işte o gün baş örtümü taktım ve havalimanına doğru gidiyoruz,hayatımın şu saatten sonra deği…
    Selamün aleyküm kardeşlerim benim mesleğim ilaç mümessili(eski mesleğim) uzun yıllar bu mesleği yaptım,yani farklı yaşıyordum daha sonra bir arayışa girdim farkında olmadan araştırmaya ve tefekkür etmeye başladım yaklaşık 2 sene sürdü ve daha sonra umreye gitme kararı verdim ama hala tesettürlü değildim ve işte o gün baş örtümü taktım ve havalimanına doğru gidiyoruz,hayatımın şu saatten sonra deği…
    Devamı
  • Sessizce ağlamaya devam ettim

    Lise hayatımın ilk yıllarıydı. Ailemden ayrı bir şehirde soluyacaktım hayatı. Okulun başlamasıyla birlikte ailemin yanımda olmayışının vermiş olduğu hüzün, tarifsiz bir hal almaya başlamıştı. Giderek bir boşluğun girdabına sürüklenmekteydim. Ne oluyordu bana anlamış değildim.Bu yalnızlık duygusu imani zayıflıktan mıydı diye düşünürken bir Said çıka geldi. Oda arkadaşımdı üst kattaki ranzamda her g…
    Lise hayatımın ilk yıllarıydı. Ailemden ayrı bir şehirde soluyacaktım hayatı. Okulun başlamasıyla birlikte ailemin yanımda olmayışının vermiş olduğu hüzün, tarifsiz bir hal almaya başlamıştı. Giderek bir boşluğun girdabına sürüklenmekteydim. Ne oluyordu bana anlamış değildim.Bu yalnızlık duygusu imani zayıflıktan mıydı diye düşünürken bir Said çıka geldi. Oda arkadaşımdı üst kattaki ranzamda her g…
    Devamı
  • Kas Erimesi hastalığı olmasına rağmen

    Ben 22 yıldır İzmir / Kemalpaşada ailemle ikamet etmekteyim. 28 yıldır Kas Erimesi hastalığı olmasına rağmen hastalığın hikmetini bilemeyişim ve imanım zayıf olduğundan acz ve fakrımı yeterince hissedemediğimden hatalar ve günahlar içinde olmuştum. En son hatam 30 Ekim 2004 Pazartesi akşamıydı; gençlik damarının hissiyatı dinlemesi sonucu yaşanılan duygusal bir hataydı. O gece ve 31 Ekim salı gece…
    Ben 22 yıldır İzmir / Kemalpaşada ailemle ikamet etmekteyim. 28 yıldır Kas Erimesi hastalığı olmasına rağmen hastalığın hikmetini bilemeyişim ve imanım zayıf olduğundan acz ve fakrımı yeterince hissedemediğimden hatalar ve günahlar içinde olmuştum. En son hatam 30 Ekim 2004 Pazartesi akşamıydı; gençlik damarının hissiyatı dinlemesi sonucu yaşanılan duygusal bir hataydı. O gece ve 31 Ekim salı gece…
    Devamı
  • Babam gazino çalıştırırdı

    Nurlarla nurlandım. Evet şuan Risale-i Nur hayatıma gireli 5 sene oluyor ve ben 40 yaşındayım.Ama aslında 5 yaşına girdim diyebilirim. Babam gazino çalıştırır ve sık sık hapishanelerde geçerdi ömrü beşkardeş nasıl büyüdük anlamadan 17 yaşında evlendim. Kuafördüm eşimde ses sanatçısı. Babam gazinocu ve ben nefsin hoşuna giden bir dünyanın içindeydim süslenmek giyinmek gezmek ve geceleri eşimle sahn…
    Nurlarla nurlandım. Evet şuan Risale-i Nur hayatıma gireli 5 sene oluyor ve ben 40 yaşındayım.Ama aslında 5 yaşına girdim diyebilirim. Babam gazino çalıştırır ve sık sık hapishanelerde geçerdi ömrü beşkardeş nasıl büyüdük anlamadan 17 yaşında evlendim. Kuafördüm eşimde ses sanatçısı. Babam gazinocu ve ben nefsin hoşuna giden bir dünyanın içindeydim süslenmek giyinmek gezmek ve geceleri eşimle sahn…
    Devamı
  • Bu parayı geri ödemiyeceksin dedi

    Ben Risale-i Nur'larla 15 yıl önce tanıştım 14 yaşındaydım ve 4 yıl devam ettim ve ara verdim gidemedim gaflet işte gençliğin verdiği bir şey Allah affetsin ama çok şükür 3 aydır aksatmadan devam ediyorum ve ömrümün sonuna kadar edeceğim inşallah Benim başımdan şöyle bir olay geçti ticaretle uğraşıyorum ve işlerim çok durdu kiramın 6 ayını ödeyemedim ve derslerde hep dua ettim ve kaçırmadım hiç bi…
    Ben Risale-i Nur'larla 15 yıl önce tanıştım 14 yaşındaydım ve 4 yıl devam ettim ve ara verdim gidemedim gaflet işte gençliğin verdiği bir şey Allah affetsin ama çok şükür 3 aydır aksatmadan devam ediyorum ve ömrümün sonuna kadar edeceğim inşallah Benim başımdan şöyle bir olay geçti ticaretle uğraşıyorum ve işlerim çok durdu kiramın 6 ayını ödeyemedim ve derslerde hep dua ettim ve kaçırmadım hiç bi…
    Devamı
  • Rabbim o tadı eksiltmesin hayatıma renk geldi

    Ben Risale-i Nur eserlerini üniversiteye hazırlık için dershaneye giderken duydum. Halit Ertuğrul&rsqu’zceli Mehmed kitabında Risale-i Nur dan bahsediyordu dönüş yapan gencin hayatını anlatıyordu.Çok ilgimi çekmişti. Dersaneye giderken hocalarımız Risale-i Nur sohbetleri düzenlerdi ilk katıldığım sohbette besmelenin sırrını öğrendim.Sonra üniversiteye gittim evlendim çocuğum oldu çevrem değişti fa…
    Ben Risale-i Nur eserlerini üniversiteye hazırlık için dershaneye giderken duydum. Halit Ertuğrul&rsqu’zceli Mehmed kitabında Risale-i Nur dan bahsediyordu dönüş yapan gencin hayatını anlatıyordu.Çok ilgimi çekmişti. Dersaneye giderken hocalarımız Risale-i Nur sohbetleri düzenlerdi ilk katıldığım sohbette besmelenin sırrını öğrendim.Sonra üniversiteye gittim evlendim çocuğum oldu çevrem değişti fa…
    Devamı
  • Boğuluyormuşum gibi hissediyorum,

    Risale-i Nur ile tanışmama babam vesile oldu evimizde iman ve küfür muavezeneleri vardı. Kitap okumaya seven birisi olarak elime aldım ve okumaya başladım ve sonrasında risale hep hayatımda var oldu, elhamdülillah. Seneler sonra Babacığım ağır bir hastalığa yakalanınca hastalar risalesi beni en etkileyen risale oldu. Üstadımızın en etkileyen yönü ise tutumlu olması idi, onun israfa olan bakış açıs…
    Risale-i Nur ile tanışmama babam vesile oldu evimizde iman ve küfür muavezeneleri vardı. Kitap okumaya seven birisi olarak elime aldım ve okumaya başladım ve sonrasında risale hep hayatımda var oldu, elhamdülillah. Seneler sonra Babacığım ağır bir hastalığa yakalanınca hastalar risalesi beni en etkileyen risale oldu. Üstadımızın en etkileyen yönü ise tutumlu olması idi, onun israfa olan bakış açıs…
    Devamı
  • Büyük bir sevinçle çıkardım sohbetten

    Risale-i Nurla ilk tanışmam 1993 yılında 13 yaşında bir arkadaşla sohbete gitmekle başladı.Daha sonra Sohbetlere katılmaya uzun bir süre ara verdim farklı nedenlerle. Daha sonra 1999-2000 yılında bir başka arkadaş vasıtası ile tekrar gittim sohbetlere hani giderken istemez ya nefis benimde istemezdi zorla giderdim, ama büyük bir sevinçle çıkardım sohbetten sanki bu dünyadan çıkmış rahat bir nefes …
    Risale-i Nurla ilk tanışmam 1993 yılında 13 yaşında bir arkadaşla sohbete gitmekle başladı.Daha sonra Sohbetlere katılmaya uzun bir süre ara verdim farklı nedenlerle. Daha sonra 1999-2000 yılında bir başka arkadaş vasıtası ile tekrar gittim sohbetlere hani giderken istemez ya nefis benimde istemezdi zorla giderdim, ama büyük bir sevinçle çıkardım sohbetten sanki bu dünyadan çıkmış rahat bir nefes …
    Devamı
  • Risaleler benim kaynağım olmuş gibiydi.

    Risale-i nurla ilk tanışma fırsatını Lise 1. sınıfta Fethullah Gülen cemaatine bağlı yurtta bulmuştum. Fakat o zamanlar Üstad hazretleri hakkında pek bilgim yoktu, hatta küçük sözler bana verildiğinde okumamıştım nasıl olduysa şeytana ve nefsime yenilip yurttan ayrıldım risaleden de uzaklaştım. Lise 2.3.4 te yanlış yollara sürükledim kendimi sadece arada bir cuma namazlarına gider buldum.Üniversit…
    Risale-i nurla ilk tanışma fırsatını Lise 1. sınıfta Fethullah Gülen cemaatine bağlı yurtta bulmuştum. Fakat o zamanlar Üstad hazretleri hakkında pek bilgim yoktu, hatta küçük sözler bana verildiğinde okumamıştım nasıl olduysa şeytana ve nefsime yenilip yurttan ayrıldım risaleden de uzaklaştım. Lise 2.3.4 te yanlış yollara sürükledim kendimi sadece arada bir cuma namazlarına gider buldum.Üniversit…
    Devamı
  • Babamı kaldıkları eve davet etmişler.

    Bir gün babam dışarıda yürürken Nur cemaatinden olan iki genç ile tanışmış .Babamı kaldıkları eve davet etmişler. Risale-i Nur okumuşlar, namaz kılmışlar babam eve gelince o gençlerle yaşadıklarını anlattı .Babam çok memnun olmuş bunu duyan erkek Kardeşim de onların sohbetlerine katılmaya başladı Risale-i Nur külliyatını satın aldı ve okumaya başladı. Ben birkaç kere okumaya kalktım anlamıyorum di…
    Bir gün babam dışarıda yürürken Nur cemaatinden olan iki genç ile tanışmış .Babamı kaldıkları eve davet etmişler. Risale-i Nur okumuşlar, namaz kılmışlar babam eve gelince o gençlerle yaşadıklarını anlattı .Babam çok memnun olmuş bunu duyan erkek Kardeşim de onların sohbetlerine katılmaya başladı Risale-i Nur külliyatını satın aldı ve okumaya başladı. Ben birkaç kere okumaya kalktım anlamıyorum di…
    Devamı
  • Sanki o an Şimşek çaktı

    Nedense hep gözlerimi kapatır evrende yok olup gideceğime inanırdım. Sonra ölümü düşünmeyi bırakırdım, nasıl olsa bana sıra gelmesine daha çok vardı. Sonraları altından kalkamayacağım ve nasıl atlatacağımı bilemediğim bir ayrılık yaşadım. Kendimi toparlayamıyordum ağır depresyona girdim kurtulamıyordum kendimi ikna edemiyordum. Derken Facebook’ta Uğur Akkafa’nın bir’unu izledim. Sa’n Ş…
    Nedense hep gözlerimi kapatır evrende yok olup gideceğime inanırdım. Sonra ölümü düşünmeyi bırakırdım, nasıl olsa bana sıra gelmesine daha çok vardı. Sonraları altından kalkamayacağım ve nasıl atlatacağımı bilemediğim bir ayrılık yaşadım. Kendimi toparlayamıyordum ağır depresyona girdim kurtulamıyordum kendimi ikna edemiyordum. Derken Facebook’ta Uğur Akkafa’nın bir’unu izledim. Sa’n Ş…
    Devamı
  • Üniversiteyi kazanamadım ve çalışmaya başladım

    Benim Risale-i Nur ile ilk tanışmam lise yıllarında oldu. Öss'ye hazırlanırken kaldığımız öğrenci evlerinde okunuyordu. Öz abim de Ankara da üniversite okuduğu yıllarda öğrenci evinde kaldığı için kendiside Risalelerle çok içli dışlıydı. Aileme de anlatarak yıllardır farkında olmadığımız risalelerin farkına vardık. Ancak lise bittikten sonra üniversiteyi kazanamadım ve çalışmaya başladım. Çalışmay…
    Benim Risale-i Nur ile ilk tanışmam lise yıllarında oldu. Öss'ye hazırlanırken kaldığımız öğrenci evlerinde okunuyordu. Öz abim de Ankara da üniversite okuduğu yıllarda öğrenci evinde kaldığı için kendiside Risalelerle çok içli dışlıydı. Aileme de anlatarak yıllardır farkında olmadığımız risalelerin farkına vardık. Ancak lise bittikten sonra üniversiteyi kazanamadım ve çalışmaya başladım. Çalışmay…
    Devamı
  • Yerin dibine batmıştım

    İnsan hayatının bir bölümü anormal sıkıntılarla ve çilelerle dopdolu olur. Hafızaya çivi gibi çakılır adete.. Bulunduğu andan mazi derelerine baktığında, sıkıntılarla dolu o günleri veya ayları veya yılları, hep bir iç burukluğuyla hatırlar. Belki de hatırlayabildiği tek şey onlardır. Çünkü bir mücadele verilmiştir sıkıntılara karşı. Sıkıntı olmadan, sancı olmadan, rahat geçen günler hatırlanmaya …
    İnsan hayatının bir bölümü anormal sıkıntılarla ve çilelerle dopdolu olur. Hafızaya çivi gibi çakılır adete.. Bulunduğu andan mazi derelerine baktığında, sıkıntılarla dolu o günleri veya ayları veya yılları, hep bir iç burukluğuyla hatırlar. Belki de hatırlayabildiği tek şey onlardır. Çünkü bir mücadele verilmiştir sıkıntılara karşı. Sıkıntı olmadan, sancı olmadan, rahat geçen günler hatırlanmaya …
    Devamı
  • Güney Afrikalı Khaı Ailesi

    Güney Afrikalı Khaı Ailesinin Türkiye Ziyaretleri Ve Risale-i Nur&lsq‘a Tanışmaları Haziran ayının ilk haftasonu bir Pazar günüydü. Yoğun geçen bir haftanın ardından biraz dinlenme fırsatı bulmuştum. Uyku sersemliği içersinde gelen telefonu açtığımda Ruba Vakfından bir kardeşti. Güney Afrika hizmetleri ile ilgilenen kardeşten bir telefon geldiğini, Güney Afrikalı bir ailenin Türkiye’ye ziyar…
    Güney Afrikalı Khaı Ailesinin Türkiye Ziyaretleri Ve Risale-i Nur&lsq‘a Tanışmaları Haziran ayının ilk haftasonu bir Pazar günüydü. Yoğun geçen bir haftanın ardından biraz dinlenme fırsatı bulmuştum. Uyku sersemliği içersinde gelen telefonu açtığımda Ruba Vakfından bir kardeşti. Güney Afrika hizmetleri ile ilgilenen kardeşten bir telefon geldiğini, Güney Afrikalı bir ailenin Türkiye’ye ziyar…
    Devamı
  • 1954 senesinde Babaeski'de memurdum.

    1954 senesinde Babaeski'de memurdum. Hikmet Polat, beni ziyarete geldi. Bana bir kitaptan bölüm okudu. Hiçbir şey anlamadım. Dedim ki; "Bu kitap nedir?&" Dedi ki: "Bu kitap Musa Aleyhisselam'ın kitabıdır." Kapağını gösterdi; Asa-yı Musa... O konu orada kapandı. Sonra Eşref Edip'in yazdığı Risale-i Nur'larla alakalı kitabı elime geçti. Okudum; fakat yine fazla bir şey anlamadım. Sırf kültürümü geli…
    1954 senesinde Babaeski'de memurdum. Hikmet Polat, beni ziyarete geldi. Bana bir kitaptan bölüm okudu. Hiçbir şey anlamadım. Dedim ki; "Bu kitap nedir?&" Dedi ki: "Bu kitap Musa Aleyhisselam'ın kitabıdır." Kapağını gösterdi; Asa-yı Musa... O konu orada kapandı. Sonra Eşref Edip'in yazdığı Risale-i Nur'larla alakalı kitabı elime geçti. Okudum; fakat yine fazla bir şey anlamadım. Sırf kültürümü geli…
    Devamı
  • Filipinlerin kuzey adalarında Katolik bir aileden dünyaya geldim.

    Filipinler'de hizmetlerle ilgilenen M. Rıza Dalkılıç'ın oraya ilk defa gittiği zamanlarda bir İngilizce öğretmenleri var. Sonradan Müslüman oluyor. Adı Sally Tayabana. Salli Arapçada namaz kılmak anlamında. Sally hanım Müslüman olduktan sonra Saliha ismini aldı. Türkiye'de bulunan Saliha hanım ile İslamiyetle tanışmasını konuştuk. Tercümeyi M. Rıza Dalkılıç yaptı. HAYATIMIN TAMAMINI RİSALE-İ NUR H…
    Filipinler'de hizmetlerle ilgilenen M. Rıza Dalkılıç'ın oraya ilk defa gittiği zamanlarda bir İngilizce öğretmenleri var. Sonradan Müslüman oluyor. Adı Sally Tayabana. Salli Arapçada namaz kılmak anlamında. Sally hanım Müslüman olduktan sonra Saliha ismini aldı. Türkiye'de bulunan Saliha hanım ile İslamiyetle tanışmasını konuştuk. Tercümeyi M. Rıza Dalkılıç yaptı. HAYATIMIN TAMAMINI RİSALE-İ NUR H…
    Devamı
  • Doktor'un nurlarla ilk tanışması

    İslam'ın bilincli bir şekilde gundemime ve pratiğime yansımaya başladığı ilk yıllarda Risale-i Nurları ben de herkes gibi duymuştum. Risale hakkında içinde bulunduğum çevreler tarafından pek de olumlu şeyler duymamam bu konuda ister istemez bende bir ön yargı oluşmasına neden olmuştu. Yine de ilk zamanlarda zoraki de olsa bazı arkadaşların vesilesiyle derslere katılmış ve Risale dilinin o zamanlar…
    İslam'ın bilincli bir şekilde gundemime ve pratiğime yansımaya başladığı ilk yıllarda Risale-i Nurları ben de herkes gibi duymuştum. Risale hakkında içinde bulunduğum çevreler tarafından pek de olumlu şeyler duymamam bu konuda ister istemez bende bir ön yargı oluşmasına neden olmuştu. Yine de ilk zamanlarda zoraki de olsa bazı arkadaşların vesilesiyle derslere katılmış ve Risale dilinin o zamanlar…
    Devamı
  • Bir an evvel okumaya karar verdim.

    2 kasım 1967'de Risale-i Nurları tanıdım. Edebiyat Fakülütesinde okuyordum. Selâhattin isminde bir arkadaş, elimde dinî bir gazete görünce yaklaştı ve gayet sessiz bir ifadeyle, "Sen Ris"Nur okudun mu?" dedi. " "İsmini ", ama okumadım" dedim. O": "Risale-i "tün iman hakikatlerini ispat ediyor." dedi. Ben "aman: "Madem siz i" meşgulsünüz, benim defterime yazdığım …
    2 kasım 1967'de Risale-i Nurları tanıdım. Edebiyat Fakülütesinde okuyordum. Selâhattin isminde bir arkadaş, elimde dinî bir gazete görünce yaklaştı ve gayet sessiz bir ifadeyle, "Sen Ris"Nur okudun mu?" dedi. " "İsmini ", ama okumadım" dedim. O": "Risale-i "tün iman hakikatlerini ispat ediyor." dedi. Ben "aman: "Madem siz i" meşgulsünüz, benim defterime yazdığım …
    Devamı

Değişen Hayatlar

Risale-i Nur ile Nasıl Tanıştınız ? (2)