Ben risale-i nurlar ile ilk lise 2'de tanışmıştım. Amcaoğlu beni paşa bahçede dershaneye götürmüştü ama ayda yılda bir gitmek nasip oluyordu.
Daha sonra okuduğum Halit Ertuğrul'un Kendi Günahına Ağlayan Adam kitabı beni çok etkilemişti. Risalei Nurlara daha da merak salmaya başlamıştım. Asıl etkilenmem, son etkileyici nokta Uğur Akkafa abimin videolarını internetten izledikten sonra oldu.Allah'ın rahmetinin ne kadar geniş olduğunu anladım.Facebooktan bu videoları izleyerek hayatımın değişeceğini tahmin etmemiştim.
Artık ben yavaş yavaş Risale-i nurlara aşık oluyordum ve bir öğretmen olarak derslerimde Risale-i nurlardan bahsederek öğrencilerimin kalplerine bir nebze olsun bu aşk tohumlarından atmaya çalışıyordum.
Kadere inananın kederi olmaz.Faniyim fani olanı istemem.Ya baki entel baki anlayışını vb şeyleri öğretmeye çalışıyordum.Hiç unutamayacağım bir anı da şu oldu.Sözler kitabında 10. söz vardır.Haşirden ölümden dirilişten bahseder.Bir gün Sözler adlı kitabı okurken 10.sözün başlangıç sayfasında ufak bir böceği ölmüş olarak gördüm.Güzel bir tevafuktu...
İsmail Altun/ İstanbul / Öğretmen