96-97 yıllarıydı galiba, rusyada inşaat şirketinde çalışıyordum soğuktan dolayı (ceryanda kaldığım için) yüz felci geçirdim doktor bana dışarıya soğuk ortama çıkma çıkarsan kalıcı olur dedi ve tedaviye başladım.
Tabi bu ara yatakhanede tek başıma kalıyordum arkadaşlar işe gidiyorlardı canım acayip sıkılıyordu sonra arkadaşların odasına bakayım dergi veya gazete gibi vakit geçirebileceğim bir şeyler var mı diye yatağın üstünde kırmızı ve kalın bir kitap vardı (TARİHÇE-İ HAYAT):) yazıyordu inanın ben okumayı sevmeyen biriydim iki satır bir yer okusam hemen ruhum sıkılır bırakırdım, fakat bu hiçte öyle olmadı!
Bana geçmiş olsuna gelen arkadaşlar biraz fazla oturunca içimden arkadaşlar biran önce gitseler de kaldığım yerden devam etsem diye düşünüyordum :) metroyla hastaneye tedaviye gittiğimde (ciltlemiştim) yanımda götürüp yolda okuyordum kürtçe de bildiğim için bazı farsça kelimeleri biraz anlaya biliyordum :) en yakınımdakiler risaleyle haşir neşirdi nasip olmadı taa 3000 km uzakta nasip oldu enteresan :) derken işte tam aradığım şey dedim ilim ve din bir arada hamdolsun ya tanımasaydım! inanın çok şey kaybetmiş olacaktım ha!
Layıkıyla ifa edebiliyor muyum zannetmiyorum fazla sıkmak istemiyorum sizleri abilerden hasseten dua talep ediyorum hakkınızı helal edin selametle mehmet kardeşiniz. :)
Mehmet / Adıyaman / Tekniker