Benim risale ile tanışmam esası çocukluğuma dayanıyor...fakat bir fark var herkesinkinden ben okuduğum sözün bediüzzamana ait olduğunu büyünce öğrendim.. yaşım yedi falandı sanırım abimler lise yıllarında ağabeylerle takılıyorlarmış. Ben bilmiyordum, bir tane söz vardı etiketli abim onu dolabının üzerine yapıştırmıştı. Bende gidip gelip okuyorum çok hoşuma gidiyordu...ama altında isim yazmıyor kime ait diye sorduğumda abimler küçüğüm diye sen tanımazsın diye söylemiyorlardı.Sözde şuydu hiç unutmam...
İMAN HEM NURDUR HEM HAKİKATTİR. HAKİKİ İMANA SAHİP OLAN ADAM KAİNATA MEYDAN OKUYABİLİR.
Etikette bide bir sahabe resmiyle bu söz yazılıydı çok etkilenmiştim. Birde ara ara uhuvvet risalesi vardı cep kitap onu okumaya çalışıyordum.
Said Nursi diye sahibi yazıyor ama ben kim bilmiyorum. Gel zaman git zaman öğrendim nur cemaatini fakat tanıdığım kişiler genellikle okuyan kesim olunca ben dedim beni almazlar içlerine...
Ben ilkokul mezunu falan o önyargı ile tam 21 yaşımda dışardan ortaokulu verirken bir kütüphanede dikkatimi çekti. Ve oradan ilk risale-i nurla tanıştım.
Onu kendi kendime okuyup cemaate girmem beni almazlar hala düşüncesindeyim.Arapca kursunda elimde risaleyi gören adile ablam kulakları çınlasın bana -aa!.. Havva sende bizden misin bilmiyordum risale ile ilgilendiğini. Bende şaşırdım.
-yok abla ben kendi kendime okuyorum dedim.
-güldü
istersen sana dershane tavsiye edebilirim. Kendi kendine biraz zorlanırsın sohbetlerle daha iyi anlarsın dedi.
-iyi dedim.ama benim bildiğim onlar okuyan kesime hitap diyorlar.Beni alırlar mı.
-gene güldü :) elbette ablalarla tanış bak görürsün dedi.
Elhamdülillah tanıştığım günden beri gidiyorum. ( Fakat beni tanıştıran Adile abla maalesef gelemiyor bıraktı..Kendisine de ulaşamadım) tam 5 yıl oldu..
Bu hikâyemi ablalara da anlattığımda risale hangi eve girerse illa bir nur talebesi çıkar dediler inşallah muvaffak oluruz. Şimdi bir çok tanıdığıma tavsiye ediyorum, küçük sözler veriyorum inşaallah bir gün anlarlar nasıl bir cevheri ellerinde tuttuklarını...
En etkilendiğim risale ise iman ve küfür muvazenesiydi orda ki nahiv ilmini alan talebenin kabirdeki hali çok etkilemişti beni..üstadın hayatını okuduğumda en çok minnet etmeyip kendi ayaklarında üzerinde duruşu ve bunu da tavsiye etmesiydi.elindeki elması cam şişe gibi değersiz kılmamak için kimseye el açmamasıydı..bunu hiçbir kesim yapamıyor..
En son şunu söyleyebilirim. risaleyle tanıştığımdan beri psikoloji kitapları kişisel gelişim kitapları okumuyorum hiç etkilemiyor...hepsi risaleyi okumalı :) bence..
Havva / İstanbul / Öğrenci