Lisede sınıfımdaki yakın arkadaşlarım sınıfta kaldılar , ben geçtim . Devamlı aralarda sınıf tekrarı yapan eski arkadaşlarım yanıma geliyordu, muhabbet ediyorduk. Bi zaman sonra arkadaşların yanında 1.90 cm boyunda, Kilolu, Kekeme ve geveze bir çocuk gelmeye başladı, bizim okula yeni gelmiş arkadaşlarımın sınıfında, onlarda benle tanıştırmak için yanıma getirmişler. Bu kekeme ve geveze arkadaşla kaynaştık, bir zaman sonra her geldiğinde çiçek , böcek , hava ,su ALLAH ı ispatla alakalı konulardan konuşmaya başladı .
Hep beni bir yere götürmek için ısrarlı bi şekilde davet ediyordu. Ben ise önemsemiyor bana göre daha önemli şeylerle vaktimi geçiriyordum. Dedim ya adam geveze artık dayanamadım çıktım gittim. Beni Nur Mektebine getirdi oda tanışalı yeni olmuş. İçeri girer girmez Nur Mektebi’nin dekoru beni çok etkiledi, “kafam açıldı “ diyordu gören herkes, gerçekten dekor mest etmişti hepimizi.
Artık okul çıkışları öğleden sonra Nur Mektebine gider çay, çorba içerdik. Beni bu geveze adam Ufuk AKKAFA (Uğur AKKAFA 'nın abisi ) ile tanıştırdı. Biraz sohbet ettik sonra baktım ki bu adamdan öğreneceğim şeyler var. Rica ettik haftanın Salı günleri okuldan sonra gündüz vakitleri hitabet (güzel konuşma sanatı ) adlı dersleri yapmaya başladık. Ufuk abi bu konuda çok başarılıydı. Bu arada ben Nur Mektebi’nde Uğur Akkafa’nın Risale-i Nur sohbetlerine katılmıyorum sadece hitabet derslerine giriyorum. Hatta pazartesi akşamları sohbet var ben sohbet bitene kadar Nur Mektebi’nin kapısında sigara içiyor sohbet bittikten sonra, Nur Mektebine çıkıp arkadaşlarla sohbet ediyordum.
Kendi kendime diyordum ben bu hitabet dersine gireyim, yarın öbürgün lazım olur kızlarla rahat konuşmama faydası olur diye düşünüyordum. Aradan bir sene geçti tek yaptığım şey salı günleri hitabet dersine girmek arada gidip kahve içip arkadaşlarla muhabbet etmekti.
Bu arada bir hanım ile tanışmış hatta evlenme planları yaparken, evlenmeyi düşündüğüm hanımla ayrıldım. Ayrılığı üzerimden bir türlü atamıyordum, daha doğrusu hazmedemiyor sanki dünyanın hiç bir anlamı artık kalmamış gibi bir duruma giriyordum. Hiç bir şey gözüm görmüyor inanılmaz acı çekiyor, aradan günler geçiyor benim acım daha çok artıyordu.
Rahatlayabileceğim bütün alternatifleri deniyorum ama hiçbiri fayda sağlamıyordu. Hiç bu kadar acizliğimi hissetmemiştim. Kız arkadaşımdan ayrıldım ve toparlayamıyorum. Yapacağım tek şey kaldı dua ! Ne acı değil mi, ilk başta sığınmam gereken Allah en son aklıma geliyordu, işte sözde Müslüman böyle bir şey oluyor herhalde neyse ve ben şöyle dua ettim;
-“ALLAH'ım senin dışında herkesten yardım istedim hiç kimsede merhem bulamadım sen bana yardım et kurtulayım şu acıdan.” Dedim ve bilgisayarın başına geçtim. Facebook adresimi açtım, ve bir arkadaşım tarafından paylaşılmış bir sohbet videosu karşıma çıktı ve şu yazıyor başında "Sevdiklerin seni terk mi ediyor o halde hemen izle " Oha bu ne dedim, duanın neticesi, direk adrese teslim olmuştu sanki. Ve o sohbeti izlemeye başladım, ama sizlere anlatamayacağım kadar rahatlıyor bütün sıkıntılarımdan kurtuluyor, sanki yeniden doğmuş gibi bir halete giriyordum. İçim coşuyordu… Ve sohbet bittiğin de "Madem o hadsiz mahbubat fânidirler, beni bırakıp gidiyorlar; onlar beni bırakmadan evvel ben onları Ya baki entel baki demekle bırakıyorum.” cümleleri benim çektiğim bütün sıkıntılara ilaç oluyordu.Ve rabbime sonsuz şükürler olsun dedim.
Nur Mektebi’ne gidiyor ama Uğur Akkafa’nın sohbetlerine katılmıyorum demiştim ya, Rabbim o duanın hemen arkasından bana al senin ilacın bu dedi.Ve bu sohbetten sonra hayatım değişmeye başladı ve artık Pazartesi sohbetleri kaçırmamaya ve bizzat kendim Risale-i Nurları okumaya başladım, hem de çölde günlerce susuz kalmış bir adamın, suya duyduğu o ihtiyaç gibi…
Bu izlediğim sohbeti merak eden olabilir. Lemalar adlı kitapta üçüncü lema olan Ya Baki Entel Baki dersinin sohbet videosu…
Şuan salı günkü hitabet derslerimi Risale-i nuru daha iyi nasıl anlatabilirim diye değerlendiriyorum . Mutluyum, hiç olmadığım kadar huzurluyum. Bu kitabı bilmeyenler için üzüntü içerisindeyim. Bu kadar uzun yazmayacağım dememe rağmen uzun oldu. Sonuna kadar okuyan kardeşlerimin sabrını tebrik ediyor Risale i Nurlarla nurlanmalarını diliyorum.
Uğur Yıldız / İstanbul / Öğrenci