Manevî cihadın hem önemli bir şartı, hem de neticesi, asayişin muhafazasıdır. Önemli bir şartıdır, çünkü toplum içinde asayiş sağlanmazsa, bundan mâsum insanlar zarar görür. Masum insanların zarar görmesi ise, “Hiçbir günahkâr “nın günahını yüklenmez” meâlindeki Kur’ân â” hükmüne aykırıd’iüzzaman Hazretleri bu âyetin hükmüne pek çok risale ve mektuplarında tekrar tekrar dikkat çe…
Manevî cihadın hem önemli bir şartı, hem de neticesi, asayişin muhafazasıdır. Önemli bir şartıdır, çünkü toplum içinde asayiş sağlanmazsa, bundan mâsum insanlar zarar görür. Masum insanların zarar görmesi ise, “Hiçbir günahkâr “nın günahını yüklenmez” meâlindeki Kur’ân â” hükmüne aykırıd’iüzzaman Hazretleri bu âyetin hükmüne pek çok risale ve mektuplarında tekrar tekrar dikkat çe…
Risale-i Nur ile yapılan iman hizmetini, Bediüzzaman, &l“nevî cihad&rd”arak tarif eder. &ld“zamanda ehl-i İslâmın en mühim tehlikesi, fen ve felsefeden gelen bir dalâletle kalblerin bozulması ve imanın zedelenmesidir” de”zzaman. Onun için, bu büyük tehlikeye ve manevî tahribata karşı büyük bir manevî cihadla mücadele etmek zarureti vardır. Maddî cihad ise, dış düşmanlara karşı yapılır ve dev…
Risale-i Nur ile yapılan iman hizmetini, Bediüzzaman, &l“nevî cihad&rd”arak tarif eder. &ld“zamanda ehl-i İslâmın en mühim tehlikesi, fen ve felsefeden gelen bir dalâletle kalblerin bozulması ve imanın zedelenmesidir” de”zzaman. Onun için, bu büyük tehlikeye ve manevî tahribata karşı büyük bir manevî cihadla mücadele etmek zarureti vardır. Maddî cihad ise, dış düşmanlara karşı yapılır ve dev…
Bir Risale-i Nur talebesi, başkalarından farklı bir yerden kâinata bakar.O muhteşem bir sanat galerisindedir.Âlemlerin Rabbi, gökleri ve yeri benzersiz sanat eserleriyle süslemiş, sonra insanı kendisine anlayışlı bir muhatap olarak seçmiş ve buraya göndermiştir.Risale-i Nur’un her bah’ sayfası, her satırı bu şuuru, insan ruhunun derinliklerine kadar yerleştirir.Onun için, bir Risale-i Nur ta…
Bir Risale-i Nur talebesi, başkalarından farklı bir yerden kâinata bakar.O muhteşem bir sanat galerisindedir.Âlemlerin Rabbi, gökleri ve yeri benzersiz sanat eserleriyle süslemiş, sonra insanı kendisine anlayışlı bir muhatap olarak seçmiş ve buraya göndermiştir.Risale-i Nur’un her bah’ sayfası, her satırı bu şuuru, insan ruhunun derinliklerine kadar yerleştirir.Onun için, bir Risale-i Nur ta…
-Risale-i Nur başka dillere tercüme ediliyorsa, niye sadeleştirilmesin? İlk bakışta mâkul gibi görünen bu soru, aslında fasit bir kıyastan başka birşey değildir. Zira tercümede mânâ—mümkün mer—ash;sabit kalır,—ler değişir. Bu işteki başarı nisbeti ise, mütercimin maharetinden başka, tercüme edilen dilin kapasitesine bağlıdır. Bu bazan yüzde yüz bir başarıyla gerçekleşebilir. Hattâ bazan bir …
-Risale-i Nur başka dillere tercüme ediliyorsa, niye sadeleştirilmesin? İlk bakışta mâkul gibi görünen bu soru, aslında fasit bir kıyastan başka birşey değildir. Zira tercümede mânâ—mümkün mer—ash;sabit kalır,—ler değişir. Bu işteki başarı nisbeti ise, mütercimin maharetinden başka, tercüme edilen dilin kapasitesine bağlıdır. Bu bazan yüzde yüz bir başarıyla gerçekleşebilir. Hattâ bazan bir …
Risale-i Nur sadeleştirilmeli mi? Yahut sadeleştirilebilir mi? Şimdiye kadar bu soruyu &ld“s&rd”nüyle ele aldık. Fakat konunun, esastan da önce, ““quo;”ar. Bu sorunun kesin cevabını verecek en yetkili isim kim olabilir? Hiç şüphesiz, eserin sahibi. Eğer Risale-i Nur Müellifi Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin bu konudaki görüşü belli ise, bizim veya başkalarının bu görüşten başka yönde söy…
Risale-i Nur sadeleştirilmeli mi? Yahut sadeleştirilebilir mi? Şimdiye kadar bu soruyu &ld“s&rd”nüyle ele aldık. Fakat konunun, esastan da önce, ““quo;”ar. Bu sorunun kesin cevabını verecek en yetkili isim kim olabilir? Hiç şüphesiz, eserin sahibi. Eğer Risale-i Nur Müellifi Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin bu konudaki görüşü belli ise, bizim veya başkalarının bu görüşten başka yönde söy…
Bediüzzaman&’n talebelerinden Mehmet Fırıncı, gençliğinde Risale-i Nur’’tanıdığı zaman, onu anlamak için ne yapmak gerektiğini Hüsrev Altınbaşak’tan sormu’ “Devamlı Ây“uo;l-Kübrâ&rsquo’” c’ vermiş”a bu tavsiyeyi tuttu ve sürekli olarak Âyetü’l-Kübrâ’yı okuma’adı. Ne b’üğe baktı, ne kimseden birşey sordu. Sadece okudu, okudu. Sonunda, Fırıncı Abinin kendi tabiriy…
Bediüzzaman&’n talebelerinden Mehmet Fırıncı, gençliğinde Risale-i Nur’’tanıdığı zaman, onu anlamak için ne yapmak gerektiğini Hüsrev Altınbaşak’tan sormu’ “Devamlı Ây“uo;l-Kübrâ&rsquo’” c’ vermiş”a bu tavsiyeyi tuttu ve sürekli olarak Âyetü’l-Kübrâ’yı okuma’adı. Ne b’üğe baktı, ne kimseden birşey sordu. Sadece okudu, okudu. Sonunda, Fırıncı Abinin kendi tabiriy…
Risaleler sadeleştirilmeli mi? Risale-i Nur&’ Risale-i Nur yapan özelliklerden biri de onun dili ve üslûbudur. Risalelerden birkaç cümle dinleyen bir kimse, bu eserlerde farklı birşeylerin bulunduğunu hisseder.Bu farklı dil ve üslûp,ifade ettiği mânâların yanı sıra, kendisine has bir âhenk ve musikîye sahiptir. Bu mânâ ve bu musikî bir araya geldiğinde, insanın üzerinde esrarengiz bir tesir bırakı…
Risaleler sadeleştirilmeli mi? Risale-i Nur&’ Risale-i Nur yapan özelliklerden biri de onun dili ve üslûbudur. Risalelerden birkaç cümle dinleyen bir kimse, bu eserlerde farklı birşeylerin bulunduğunu hisseder.Bu farklı dil ve üslûp,ifade ettiği mânâların yanı sıra, kendisine has bir âhenk ve musikîye sahiptir. Bu mânâ ve bu musikî bir araya geldiğinde, insanın üzerinde esrarengiz bir tesir bırakı…
Risale-i Nur’un yolunu, Bediüzzaman, &“cz, fakr, şefkat ve tefekkür&rd”mak üzere dört madde halinde formülleştirmiştir. Acz ve fakr, kişinin Allah’a ’cizliğini ve ihtiyacını tam anlamıyla hissetmesidir ki, “ubudiyet “ mahbubiyete” kadar gi”Rahmân ismine ulaştırır. Şefkat, Risale-i Nur’un en önemli b’ıdır ve Rahîm ismine ulaştırır. Bir yandan kâinatı baştan başa İlâhî rahmet…
Risale-i Nur’un yolunu, Bediüzzaman, &“cz, fakr, şefkat ve tefekkür&rd”mak üzere dört madde halinde formülleştirmiştir. Acz ve fakr, kişinin Allah’a ’cizliğini ve ihtiyacını tam anlamıyla hissetmesidir ki, “ubudiyet “ mahbubiyete” kadar gi”Rahmân ismine ulaştırır. Şefkat, Risale-i Nur’un en önemli b’ıdır ve Rahîm ismine ulaştırır. Bir yandan kâinatı baştan başa İlâhî rahmet…
Kâinattaki her bir varlık, büyük kâinat kitabının bir âyetidir. Bir çiçek, bir kuş, bir yaprak, bir yağmur damlası, bir gezegen, bir yıldız, mütemadiyen konuşan, tesbih eden, Rabbini anlatan bir sevimli dosttur.Kâinat çapındaki o muhteşem dostlar meclisinde, o varlıklardan her biri, kendi diliyle anlatır Yer ve Gökler Rabbini. Anlatırken, sadece “Bizi yaratan biris“dquo; demekle kalmaz, a”an…
Kâinattaki her bir varlık, büyük kâinat kitabının bir âyetidir. Bir çiçek, bir kuş, bir yaprak, bir yağmur damlası, bir gezegen, bir yıldız, mütemadiyen konuşan, tesbih eden, Rabbini anlatan bir sevimli dosttur.Kâinat çapındaki o muhteşem dostlar meclisinde, o varlıklardan her biri, kendi diliyle anlatır Yer ve Gökler Rabbini. Anlatırken, sadece “Bizi yaratan biris“dquo; demekle kalmaz, a”an…
Risale-i Nur’un kendisine has özellikleriyle, gerek klasik ilm-i kelâm cereyanlarından, gerekse tasavvuftan farklı bir konumdadır.O, klasik medrese eğitiminden çok farklı bir tarz ve üslûpla iman ilimlerini ele alır, ispat eder, öğretir ve yaşatır.Aynı zamanda o, Bediüzzaman’ın tabiriy’quo;on iki büyü“atin hülâsasını” kendi içinde bar”; fakat bir tarikat değildir. Risale-i Nur’un…
Risale-i Nur’un kendisine has özellikleriyle, gerek klasik ilm-i kelâm cereyanlarından, gerekse tasavvuftan farklı bir konumdadır.O, klasik medrese eğitiminden çok farklı bir tarz ve üslûpla iman ilimlerini ele alır, ispat eder, öğretir ve yaşatır.Aynı zamanda o, Bediüzzaman’ın tabiriy’quo;on iki büyü“atin hülâsasını” kendi içinde bar”; fakat bir tarikat değildir. Risale-i Nur’un…
Risale-i Nur Kur’ân&’ ve kâinat kitabını beraberce okur.Her ikisinde de birbirinin tefsirini bulur.Onun içindir ki, Bediüzzaman, yeni yetişen nesillere daima tabiî bilimlerle din bilimlerinin beraberce okutulmasını ister. Bunlardan birincisi için “aklın“rdquo; ikinc”n de “vicdanı“ı” der. Bu ”atla birden donatıldığı vakit, talebenin himmeti canlanır ve uçuşa geçer.Aksi takdirde, t…
Risale-i Nur Kur’ân&’ ve kâinat kitabını beraberce okur.Her ikisinde de birbirinin tefsirini bulur.Onun içindir ki, Bediüzzaman, yeni yetişen nesillere daima tabiî bilimlerle din bilimlerinin beraberce okutulmasını ister. Bunlardan birincisi için “aklın“rdquo; ikinc”n de “vicdanı“ı” der. Bu ”atla birden donatıldığı vakit, talebenin himmeti canlanır ve uçuşa geçer.Aksi takdirde, t…
Bediüzzaman Said Nursî, tasavvuf ve tarikatler konusunu, &l“lvihat-ı Tis&rs’d”lı uzunca bir risalesinde etraflıca ele alır. Bu risalenin başında, Bediüzzaman, tasavvufu “şi“ranî, neş’eli, ’bir hakikat-ı kudsiye” olarak”ar. Tarikatin gayesini de, Peygamberimizin Miraç mucizesinin gölgesi altında iman ve Kur’ân hakikatl’azhar olmak şeklinde özetler. Bediüzzaman, İslâm âlemind…
Bediüzzaman Said Nursî, tasavvuf ve tarikatler konusunu, &l“lvihat-ı Tis&rs’d”lı uzunca bir risalesinde etraflıca ele alır. Bu risalenin başında, Bediüzzaman, tasavvufu “şi“ranî, neş’eli, ’bir hakikat-ı kudsiye” olarak”ar. Tarikatin gayesini de, Peygamberimizin Miraç mucizesinin gölgesi altında iman ve Kur’ân hakikatl’azhar olmak şeklinde özetler. Bediüzzaman, İslâm âlemind…
“Ehl-i Kitap” olarak isimlendirilen Hıristiyan ve Yahudilerle ilgili olarak, Bediüzzaman, Kur&r’&rs’iki yönlü bir çağrısı bulunduğunu söyler. Birincisi, Müslümanlara hitaptır: “Size gön“ Peygambere ve size indirilen Kitaba nasıl iman ediyorsanız, sizden önceki peygamberlere ve kitaplara da öylece iman edin.” İkincisi ise”Kitaba hitaptır: “Size gönderilen“berlere ve size indirilen…
“Ehl-i Kitap” olarak isimlendirilen Hıristiyan ve Yahudilerle ilgili olarak, Bediüzzaman, Kur&r’&rs’iki yönlü bir çağrısı bulunduğunu söyler. Birincisi, Müslümanlara hitaptır: “Size gön“ Peygambere ve size indirilen Kitaba nasıl iman ediyorsanız, sizden önceki peygamberlere ve kitaplara da öylece iman edin.” İkincisi ise”Kitaba hitaptır: “Size gönderilen“berlere ve size indirilen…
Bediüzzaman&’n tarifiyle: İman, hakkı kabul ve tasdiktir.İslâm ise, hakka taraftar olmak, hakka teslim olmak ve ona uymaktır. Öyleleri vardır ki, İslâma inanmadığı halde, onun hükümlerine taraftar çıkabilir. İslâmın bir kısım emir ve yasaklarını çeşitli sebeplerle doğru bularak müdafaa edebilir. Yine öyleleri vardır ki, “İman ettik” dedikl“de, Kur&rsq”squo;ın hükümlerine t’ ol’lâkis İs…
Bediüzzaman&’n tarifiyle: İman, hakkı kabul ve tasdiktir.İslâm ise, hakka taraftar olmak, hakka teslim olmak ve ona uymaktır. Öyleleri vardır ki, İslâma inanmadığı halde, onun hükümlerine taraftar çıkabilir. İslâmın bir kısım emir ve yasaklarını çeşitli sebeplerle doğru bularak müdafaa edebilir. Yine öyleleri vardır ki, “İman ettik” dedikl“de, Kur&rsq”squo;ın hükümlerine t’ ol’lâkis İs…
Herkes “Bir Allah var” derken, Risale-i Nur niçin iman konusu üzerinde bu kadar fazla duruyor? Bu soru, Risale-i Nur Müellifi Bediüzzaman Hazretlerine de çeşitli defalar sorulmuş ve bazı mektuplarda cevaplandırılmıştır. Özetle: Allah’a iman ’emek, sadece “Bir All“rdquo; demekt”et değildir. Bir Allah var diyen niceleri var ki, Allah’ın mülkü’at, sebepler, doğa yasaları, dünyaca ün…
Herkes “Bir Allah var” derken, Risale-i Nur niçin iman konusu üzerinde bu kadar fazla duruyor? Bu soru, Risale-i Nur Müellifi Bediüzzaman Hazretlerine de çeşitli defalar sorulmuş ve bazı mektuplarda cevaplandırılmıştır. Özetle: Allah’a iman ’emek, sadece “Bir All“rdquo; demekt”et değildir. Bir Allah var diyen niceleri var ki, Allah’ın mülkü’at, sebepler, doğa yasaları, dünyaca ün…
Kâinata mânâ-yı harfî ile bakmak, sadece &ldqu“rı yapan biri var&rdquo” değildir.Bu bakış, aynı zamanda, “büt“arı yapan birisinin” nasıl”t olduğunu da insana gösterir. Onun herşeyi kuşatan ilminden, kudretinden, rahmetinden, hikmetinden ve diğer sıfat ve isimlerinden de bize haberler taşır. Mânâ-yı harfî ile bakıldığında, kâinat, gül goncası gibi kat kat güzellikler içine sarılmış bir …
Kâinata mânâ-yı harfî ile bakmak, sadece &ldqu“rı yapan biri var&rdquo” değildir.Bu bakış, aynı zamanda, “büt“arı yapan birisinin” nasıl”t olduğunu da insana gösterir. Onun herşeyi kuşatan ilminden, kudretinden, rahmetinden, hikmetinden ve diğer sıfat ve isimlerinden de bize haberler taşır. Mânâ-yı harfî ile bakıldığında, kâinat, gül goncası gibi kat kat güzellikler içine sarılmış bir …
Risale-i Nur’u okumak demek, aynı zamanda, kâinatı okumak demektir. Çünkü kâinat da bir kitap gibi yazılmıştır ve o kitabın nasıl okunacağını da bize Kur’ân göster’r. Kur’ân-ı Kerimi’i bir bölümü, içinde yaşadığımız kâinattan söz eder, etrafımızdaki varlıklara dikkatimizi çeker. Bunlar hergün herkesin iç içe olduğu şeylerdir: güneş, ay, yıldızlar, deniz, dağ, bulut, yağmur, rüzgâr, bit…
Risale-i Nur’u okumak demek, aynı zamanda, kâinatı okumak demektir. Çünkü kâinat da bir kitap gibi yazılmıştır ve o kitabın nasıl okunacağını da bize Kur’ân göster’r. Kur’ân-ı Kerimi’i bir bölümü, içinde yaşadığımız kâinattan söz eder, etrafımızdaki varlıklara dikkatimizi çeker. Bunlar hergün herkesin iç içe olduğu şeylerdir: güneş, ay, yıldızlar, deniz, dağ, bulut, yağmur, rüzgâr, bit…
Risale-i Nur’un Kur’ân ile beraber ikinci kaynağı Hadistir. Peygamberimizi ve onun Sünnet-i Seniyyesini anlatmak hususunda da Risale-i Nur&rsq’enzersiz bir üslûbu ve yöntemleri vardır. On Dokuzuncu Söz, Peygamberimizi vazife başında gösterirken, insanı zaman ve mekân sınırlarının dışına çıkarır. O tabloda, Âhirzaman Peygamberi Hz. Muhammed (a.s.m.), bütün çağlara ve bütün kıt’alara hitap ede…
Risale-i Nur’un Kur’ân ile beraber ikinci kaynağı Hadistir. Peygamberimizi ve onun Sünnet-i Seniyyesini anlatmak hususunda da Risale-i Nur&rsq’enzersiz bir üslûbu ve yöntemleri vardır. On Dokuzuncu Söz, Peygamberimizi vazife başında gösterirken, insanı zaman ve mekân sınırlarının dışına çıkarır. O tabloda, Âhirzaman Peygamberi Hz. Muhammed (a.s.m.), bütün çağlara ve bütün kıt’alara hitap ede…
Risale-i Nur’un bütün bahisleri bir veya birkaç Kur&rs’âyetinin tefsiridir. Bununla beraber, Risale-i Nur, bir âyeti tefsir ederken, &ldquo“tin mânâsı bundan ibarettir” an”gelebilecek ifadeleri hiçbir zaman kullanmaz. Onun yerine, “Âyeti“r mânâsından biri de budur” diyerek,” hakkında daha önce yapılmış veya daha sonra yapılacak tefsirler için kapıyı açık bırakır. Çünkü, Risale-i …
Risale-i Nur’un bütün bahisleri bir veya birkaç Kur&rs’âyetinin tefsiridir. Bununla beraber, Risale-i Nur, bir âyeti tefsir ederken, &ldquo“tin mânâsı bundan ibarettir” an”gelebilecek ifadeleri hiçbir zaman kullanmaz. Onun yerine, “Âyeti“r mânâsından biri de budur” diyerek,” hakkında daha önce yapılmış veya daha sonra yapılacak tefsirler için kapıyı açık bırakır. Çünkü, Risale-i …
Risale-i Nur’un insanlar üzerinde bu kadar etkili olmasının başlıca sebepleri arasında sayılabilecek iki önemli özelliği vardır. Birincisi: Risale-i Nur, Kur’ân&r’ve ’ beraberce okur. Yahut Kur’ân&rsquo’nat’atta Kur’ân’ı o’nkü’isi de birbirini tefsir etmektedir.Dünyaya gözünü açan her insan, kendisini bir anne ve baba şefkatiyle kuşatılmış bulur. İşte bu, Âlemlerin Rabbinde…
Risale-i Nur’un insanlar üzerinde bu kadar etkili olmasının başlıca sebepleri arasında sayılabilecek iki önemli özelliği vardır. Birincisi: Risale-i Nur, Kur’ân&r’ve ’ beraberce okur. Yahut Kur’ân&rsquo’nat’atta Kur’ân’ı o’nkü’isi de birbirini tefsir etmektedir.Dünyaya gözünü açan her insan, kendisini bir anne ve baba şefkatiyle kuşatılmış bulur. İşte bu, Âlemlerin Rabbinde…
Yeryüzüne Kur&r’ indiği zaman, kıyamete kadar bütün çağların ve bütün toplumların ihtiyaçlarına cevap vermek üzere indi.Onu bize getiren Âhirzaman Peygamberi de bütün çağlara ve bütün toplumlara peygamber olarak gönderildi.Kur’ân’ın inişi’nra’nlarda her asır, onda bir tazelik buldu. Henüz inmiş gibi Kur’ân’ı okudu. Her a’un ’ni anlamlarını ve mucizelerini keşfetti.Her çağda…
Yeryüzüne Kur&r’ indiği zaman, kıyamete kadar bütün çağların ve bütün toplumların ihtiyaçlarına cevap vermek üzere indi.Onu bize getiren Âhirzaman Peygamberi de bütün çağlara ve bütün toplumlara peygamber olarak gönderildi.Kur’ân’ın inişi’nra’nlarda her asır, onda bir tazelik buldu. Henüz inmiş gibi Kur’ân’ı okudu. Her a’un ’ni anlamlarını ve mucizelerini keşfetti.Her çağda…
Biz kimiz? Nereden geldik? Kim bizi buraya getirdi? Niçin getirdi? Nereye gidiyoruz? Bu soruların cevabını bulabilmek, dünyanın en önemli meselesi olmalıdır. Eğer bu dünya üzerindeki sınırlı ömrümüz içinde bu sorunun cevabını bulamazsak, bir daha geri dönüp de hatâmızı düzeltemeyiz. Ne öğreneceksek burada öğrenecek, ne yapacaksak burada yapacağız. Bizim için meçhul olan bir vakitte bu hayatımız so…
Biz kimiz? Nereden geldik? Kim bizi buraya getirdi? Niçin getirdi? Nereye gidiyoruz? Bu soruların cevabını bulabilmek, dünyanın en önemli meselesi olmalıdır. Eğer bu dünya üzerindeki sınırlı ömrümüz içinde bu sorunun cevabını bulamazsak, bir daha geri dönüp de hatâmızı düzeltemeyiz. Ne öğreneceksek burada öğrenecek, ne yapacaksak burada yapacağız. Bizim için meçhul olan bir vakitte bu hayatımız so…
Bir zamanlar biz yoktuk. Bilmediğimiz bir zamanda, kendi isteğimizin dışında, hatırlamadığımız bir şekilde var olduk ve bu dünyaya getirildik.Bir zamanlar, dünya üzerindeki insanlardan da eser yoktu. Hattâ ondan öncesinde dünya da yoktu. Gezegenler, yıldızlar, uzay, kâinat yoktu. Hiç, ama hiçbir şey yoktu. Sonra, herşey birer birer yoktan yaratıldı. Sıra dünyaya geldiğinde, onun üzerinde de canlıl…
Bir zamanlar biz yoktuk. Bilmediğimiz bir zamanda, kendi isteğimizin dışında, hatırlamadığımız bir şekilde var olduk ve bu dünyaya getirildik.Bir zamanlar, dünya üzerindeki insanlardan da eser yoktu. Hattâ ondan öncesinde dünya da yoktu. Gezegenler, yıldızlar, uzay, kâinat yoktu. Hiç, ama hiçbir şey yoktu. Sonra, herşey birer birer yoktan yaratıldı. Sıra dünyaya geldiğinde, onun üzerinde de canlıl…